Merhaba Canım
Selam ve sevgiler, nasılsın görüşmeyeli ? Çok uzun zaman oldu biliyorum, muhabbetim gelmedi değil, çok yazmak istedim de vakit bulamadım ya da parmaklarımda yeterince istek. Bugün geldim buradayım ve yazıyorum. ‘Merhaba canım, ben az konuşan çok yorulan biriyim’ diye başlayan Arkadaş Zekai modumdaydım aylardır. Yeni bir şehre taşındım, yepyeni deneyimler yaşadım ve şimdi kısa bir dinlenme aralığında senle muhabbet etmek istedim, merhaba !
Bugün ÖSYM sonuçları açıklanmış, yerleşmiş olan herkese yeni hayatında mutluluklar ve başarılar, yerleşemeyenlere denemeye devam edecek sabır ve heyecanlar ve bir sürü güzel hayaller diliyorum ki en önemlisi bu bence. ODTÜ’de 5. yılımı tamamladım ve sanırım buraya gelmem yolundaki ilk adımım hayal etmekti. Sonrasındaki süreçte tabi ki planlamalar, çalışmalar, uğraşmalar uykusuz geceler falan var ama bu başta kurduğum hayalin heyecanı ayakta tutuyordu beni. Direkt ODTÜ’yü değil de üniversitede Zeynep’i hayal ediyordum. (Hatta daha çok İstanbul’u hayal etmekteydim). Hayalimde ideallerini üniversite amfilerine taşımış, kitaplardan ve yazmaktan vazgeçmemiş, sosyal becerilerini de geliştirmiş, genç bir kadın vardı. Ne kadarı gerçekleşti emin değilim hayallerimin düzeyini hatırlamıyorum ama şuan geldiğim nokta bana yetiyor ve beş yıl önceki Zeynebe kararlarından ve uğraşlarından ötürü minnettarım. ODTÜ’ye yerleşenlere dipnot gibi olacak, kendimi geliştirmeme, bilgiye ulaşmama, bilginin değerli olduğu fikrine ve emek göstermenin bazen yetmediğine, doğru zamana, verimin harcadığın süreyle denk olamayabileceğine, sosyalliğin de katkısına ve aslında bu döngüde kuracağın başarılı hayatının felsefesini içselleştirip sonrası için de adımlar yaratmama beni iten (fly bitch karikatürü) canım okulum, sana da bir çok yol gösterecektir. En büyük şansım ailemdi. Her zaman yanımda olduklarını hissettirdiler, o kadar uzaktan en büyük zorluktan en küçük hevesime kadar paylaştılar. İkinci büyük şansım ise oda arkadaşlarımdı, birlikte küçük bir dünya keşfettik. Şimdilerde Ankara’da da bir aile kurdum. Ben de büyüdüm çevrem de. Okuyor musunuz bilmem ama heppinizi çok seviyorum. Sevgi pıtırcığı moduna da bağladım o zaman tekrar hoş geldin, okuluma ve bloguma :)
Benim yoğunluklarıma dönecek olursak, okul biter bitmez kreşin birinde staj yapmaya başladım. İş hayatını ve çocukları aynı zamanda gözlemlemek beni epey yordu. Kendini kolayca ifade edecek kadar dili olan insanları bile bazen anlayamıyorken hayatla yeni yeni tanışmış bağ kurmuş küçük insan yavrularını anlamak biraz daha zormuş. Bir çok şeyi yardım almadan yapamıyor olmaları bazen yetişkinlere, çocukları yönlendirme ve üzerlerinde baskı kurma gerekliliği hissettiriyor olabilir. Ama farklı yaş gruplarından çocuklarla iletişim kurunca fark ettim ki onlar dünya düzenini anlamaya çalışırken yorumluyorlar ve bu şekilde kişiliklerine de katkılarda bulunuyorlar. Onların yorumlamasına izin vermek, kendilerini oluştururken özgür olmalarına izin vermek çok önemli fikrimce. Her çocuk farklı mizaçla doğar, hayat da onların hamuruna farklı yerlerden dokununca bambaşka biri olur ötekinden. Küçük masalarında hep birlikte yemek yerlerken izledim onları, çatalı tutma şekilleri farklıydı normalde aynı yaş grubundan aynı motor gelişimine sahip olmaları beklenir, yemeğe biri peynirden başlar öteki zeytinden, yeme hızları farklı birbirinden, biri yerken muhabbet eder diğeri yemeğine odaklanır, gülümseyerek izledim bebelerin küçük ağızları ile beslenmelerini, büyüyecekler kendilerini bulacaklar ve bambaşka insanlar olacaklar diye düşünüyordum onlar sıra sıra uyurken uyku saatlerinde. Staj raporuma da böyle romantize yazmayı planlıyorum bakalım sevecek mi hocalarım gözlemlerimi ne dersin :) Ben hiç kreş anasınıfı deneyimi olmayan bir tiptim o yüzden bütün oyunlarda parmak el boyalarında öne atılıp ben de yaptım o yüzden de beni ciddiye almak yerine arkadaş belledi bıcırıklar, sonuç olarak çok yorucu ama çok güzel bir staj geçirdim. Stajın yanında eve çıkma olayını da halletmeye uğraştım, yer yer hastalandım yorgun düştüm, kendimden bile uzak düştüm, şuan bunları düşünmeye, yazmaya ve senle konuşmaya vakit bulduğum için çok mutluyum. Artık sana veda edeceğim, bütün yorgunluklarının güzel anılara dönüşmesini dilerim, hoşça kal :)