Kabul görmek, sevilmek
Merhaba, hoş geldin. Nasılsın? Bazen büyük boşluklara düşüyorum ben. Her ne yapıyorsam anlamsız geliyor o an. Neden diyorum bütün bunlar, bu okumalar, yazmalar, çizmeler yani uğraşmalar. Bir şeyler alıp yerine başka bir şey bırakmalar. Görülmek için çabalar, görmeye, duymaya, dokunmaya duyulan ihtiyaçlar niye var? Yürüyorum hızlı hızlı. Koşmalar, yetişmeler var. Bağırmalar var bazen ama çoğunlukla sakin sakin ama sürekli dönen konuşmalar var. Korkular var, endişeler var, kıyamet betimlemeleri hepsi, küçük ya da büyük. Bir şeyler hep var. Ben kabul görene kadar çırpınıp duruyorum içinde ya da kenarında yaşamımın. Sen de öyle. Ne kadar derinimizde bu var olduğumuzu ispatlama isteğimiz bilmiyorum. O kadar derinimizde başka hangi isteklerimiz var ?
Sevilmek. Kulağa biraz çaresiz gelse de derinlerimizde bir yerde buna suya duyduğumuz kadar büyük bir ihtiyaç duyduğumuzu biliyorum. Bu durum özgür olmaya, bağımsız olmaya ya da güçlü olmaya ket vurmaz. Aksine o boşluğu sevgiyle doldurmak hafifletir. Neden karanlıkta kaldığını bilmeden geçirilen gecelere mum olur. Değerli hissettirir. Şöyle kötü bir tarafı vardır ki bazen insan bu ihtiyacımı gidereyim derken kendini unutur o karanlık odada. Fazlaca fedakarlık eder, daha hızlı koşar, daha az karşılık ister. Rol yapar, böylesi onun sevilmeye değer halidir sanır. Ağlatır onu bu koşu, belki de sevilmek ağlatır diye düşünür. Yorulur. Bugün okuduğum bir kitapta tamamen farklı bir konseptte geçse de sevilmekle ilgili bir güzel bir örneğe denk geldim. Bir insanın sevilme arzusunun iyi ve sevecen bir Tanrı düşlemiyle tatmin edilebileceğini yazmış. Seni izleyen, koruyan ve seven bir Tanrı, büyük bir ışık olabilir insanın karanlık odasına. Bu insanların kişisel tercihleri doğrultusunda yakacakları bir ışıktır. Bence herkes için zorunlu olan bu sevilmek ihtiyacını kendini severek azaltabilmek. Her yerde duyarsın, kişisel gelişim kitapları sana kendini sev der. Ama bunu nasıl yapacağını hiç söylemez. Bunu ben de söyleyemem ama kendi yolumdan bahsederim ve bu belki de senin için faydalı olur. Sevdiğim insanları düşünüyorum, onlara nasıl davrandığımı. Gülümserim onlara, gülümsüyorum kendime de aynada. Yormak istemem, üzmek istemem. Onların iyi şeylere layık olduğunu düşünürüm hep. Yollar açarım, çözümler ararım. Başarılarını mutlaka takdir ederim, cesaretlendiririm. Yeri geldikçe kendimden de sakınmıyorum bu davranışları. Daha az kızıyorum kendime, daha çok anlamaya uğraşıyorum. Belki senin yöntemin çok farklı olur. Eminim ışıklarının olacağına o karanlık odada.
Güzel geceler :)