23 Ekim'in son dakikalarına


Merhaba sevgili okuyan, hoş geldin. Eğer sen olmasan karşımda biraz daha zor olurdu bugün kendimle konuşmak. Bugün günlerden 23 Ekim 2020, ben tam 9 yıl önce bu günü anmak adına konuşuyorum seninle. O günü benimle birlikte yaşadın mı bilmiyorum, yaşamamış olmanı diliyorum.

Ben yaşamamış olmayı diler miydim? Şu anki Zeynep’e katkılarını küçümseyemem diyeyim. O günden önce hiç bozulmamıştı rahatım. Hayatım hiç çıkmaza girmemişti. Yaşadığımız küçük olaylar küçük değişimlere sebep oluyor kişiliğimizde ve düşüncelerimizde. Bazen bunu fark etmiyoruz bile. Ama büyük felaketler yeniden inşa ediyor sanki bizi. Bildiklerimizi unutturuyor. Yeni şeyler öğretiyor. Bambaşka şeyler düşündürüyor. Daha çok dokunuyor bize ve iyisiyle kötüsüyle bizi biz yapan asıl şeyler onlar. Geriye dönüp baktığımda aynı korkuyu tekrar hissetmemin nedeni o korkuyla birlikte öğrendiğim her şeyi tekrar hatırlamam. Ben bundan hiç rahatsız değilim. 2011 yılı Van depremi bir dakika bile sürmeden sarsıntısını hissettirip gitti. Artık hayatta olmayanlar vardı ve hayatta kalıp sonraki zorlu süreci yaşamak durumunda kalanlar. En çok şaşırmıştım sanırım, hayret etmiştim yaşadığım şeye. Şimdi bakınca yine hayret ediyorum,9 yıl önceki ben kadar. Birkaç ayı evimden ayrı geçirmiştim, okuluma ara verilmişti. O yıl liseye başlamıştım ve okula bir daha gidemeyeceğimi düşünüyordum. Babam Merkezde çalışmaya devam ettiği için şehir dışına da gidememiştim. Günlerim düşünerek ve bekleyerek geçiyordu. Şehir değiştiren arkadaşlarımla konuşuyordum bazen. Diğer şehirlerdeki insanların bu olaya tutumlarından haberler alıyordum. Kilometrelerce uzaklarda yaşayan yabancı insanlar daha iyi hissedelim diye çırpınıyorlardı. Bunun verdiği çokluk ve mutluluk hissini kelimelerle tarif edemem. Böyle durumlarda düşünülmüş olmak bile insanı içinde bulunduğu durumdan uzaklaştırmaya ve gülümsetmeye yetiyor. Aksine, kaybı ve zararı, yaşayanlara müstahak görenler de oldu. Fakat böyle insanlar da olmalıdır ki kötülüğü tanıyalım ve uzak durabilelim, onlar da bana bunu öğretti.

Kaybettiğimiz herkesi bıraktık o günde. Güzel anıları var artık hatırımızda, huzurla uyusunlar. Kaybettiğimiz şeylerin yerine yenilerini koyduk farkında bile olmadan. Güçlendik, sabretmeyi öğrendik, birlikte olmanın değerini ve uçuculuğunu fark ettik. Bir daha yaşamayalım ama hiç unutmayalım da.