'kendi varlığımın sesi olmaya yeltendim/gel gör ki kadındım'


Hoş geldin, nasılsın bugün ? Enerjisiz ve amaçsız hissediyorum ben bu aralar, ısınan havanın da etkisi sanırım. Yazmadım bir süredir. Bir hafta oldu benim normalleşmem başlayalı ve neredeyse her gün arkadaşlarımla buluştum. Çok iyi geldi. Bu süreçte kötü haberler de aldık tabi ki(Türkiye’de yaşıyoruz sonuçta), sosyal medyada sayısızca sinir bozucu bir sürü yorum okumuşsundur sen de, hala etkisinden çıkamadım ben onların. Biraz kendimi anlatıp sonra bu konuya geri döneceğim. Ben 2 kız çocuklu bir aileye doğdum üçüncü olarak ve benden iki yıl sonra da bir kız kardeşim daha oldu. Bunu söylememin sebebi şu, olaylara sadece kadın olarak değil aynı zamanda çevresinde hep farklı yaşlarda kadınlar olmuş biri olarak bakıyorum. Onlardan özgür ve güçlü bir kadın olmam gerektiğini öğrendim. Aynı zamanda aşağılanmaya, tacize, ayrıştırılmaya, şiddete ya da baskıya maruz kalmamak için her an tetikte olmalıydım. Çünkü bizler diri diri de gömüldük daha yaşamaya başlamadan, ‘cadı’ sanılıp yakıldık da, büyük seçimlerimiz başkaları tarafından yapılıp geleceğimiz de alındı elimizden, baskılarla yıldırdılar da bizi, tecavüz edip üstüne suçladılar da, var mı aklına gelen daha büyük bir kötülük ? Zamanla ölümlerin sebepleri değişti belki ama ölmeye devam ediyoruz.

\ Bir Gelişim Psikolojisi dersinde (o sıralar Şule Çet davası konuşuluyor) hocamız çoğunluğun kadın olduğu sınıfa ‘Hiç tacize uğramayan var mı?’ diye bir soru sordu. Bu hocanın konuya giriş sorusuydu ve cevabını tahmin ediyorsunuzdur diye düşünüyorum. Ben de bir kaç taciz yaşadım arkadaşlar maalesef ki, bunlardan birini size de anlatmak istiyorum. Lisedeyim, dershane çıkışı ve eve yürüyorum saat yaklaşık 16 civarı. Bizim sokağa girince bir süredir arkamda bir ayak sesi olduğunu fark ettim. Dönüp bakınca benden belki bir kaç yaş büyük biri bana bakarak yürüyordu. Sokağın ne tarafına geçsem oraya geliyor. Çıkardım çantamdan kalemi elimde tutarak yürüyorum(ne yapacaksam kalemle). Sonra annemi aradım evde değiliz dedi, telaşlandırmamak için söylemedim bir şey. Şarjım bitti ve telefonum kapandı sonra(Hep böyle zamanlar da olur ya). Bakkala girdim belki şikayet ederim ya da telefonla birilerini ararım diye şansıma tüküreyim kimse yoktu ne sokakta ne bakkalda. Hala beni bekliyor arkamdaki salak nereye gidecem diye. Dönüp korkutmak istedim bir kaç kere ve kas gücüme güvenen de biriyimdir aslında ama o an o durumun içinde olmak o kadar korkutmuştu ki beni sadece kaçabiliyordum. Sonra ablamın oturduğu siteye girdim ve tacizci de benle birlikte girip banka kuruldu. Ablam da evde değildi, karşı komşusunun kapısını çalıp telefonunuzu kullanabilir miyim şöyle bir şey yaşıyorum diye anlattım. Kadın beni içeriye aldı ve sinirlerine hakim olamayıp balkondan bankta oturan tacizciye hakaretler etmeye başladı. Sonra sitenin kapıcısı bunu kovalamaya başladı ve gözden kayboldu. Yüzünü tamamen görmüş olsam ya da hatırlayabilsem belki bir şey yapılırdı ama ben o korkuyu sadece unutmaya çalıştım o dönem. Keşke daha çok ses çıkarmış olsaydım diyorum şimdi bakınca.Geriye dönsem telefonda anneme söylerdim kesinlikle. Bunu sen de yaşadın belki ve daha önce paylaşmadın. Korkma, korkmayayım, onun yerine bağıralım isterim hatta belki bir gün artık bağırmak zorunda kalmayalım.